Sosyal Medya Hesaplarını Güvenli Tutma
Instagram hesabımın çalındığını fark ettiğim sabahı hiç unutmuyorum. Kahvaltı ederken telefonuma bir sürü bildirim düştü: tanımadığım kişilere mesaj gitmiş, profil fotoğrafım değişmiş, e-posta adresim başka bir adresle değiştirilmiş. Hesabı geri almam tam üç gün sürdü ve o üç gün boyunca arkadaşlarıma "ben değildim, o mesajlara tıklamayın" diye tek tek yazdım. O günden sonra sosyal medya güvenliği konusunu ciddiye almaya başladım. Aslında yaptığım şeyler çok karmaşık değildi; sadece daha önce kimsenin bana anlatmadığı basit alışkanlıklardı. Şimdi onları sırayla anlatacağım.
Her Şey Şifreyle Başlıyor
İtiraf ediyorum: hesabım çalınmadan önce Instagram, Twitter ve e-postamda neredeyse aynı şifreyi kullanıyordum. Sonuna bir rakam ekleyip "farklı" olduğunu düşünüyordum. Oysa bir hesabın şifresi bir yerden sızdığında saldırganın ilk yaptığı şey aynı kombinasyonu diğer sitelerde denemek oluyor. Bu yüzden ilk işim tüm hesaplarımı birbirinden bağımsız şifrelerle ayırmak oldu.
Ama şunu da söylemeliyim: on beş farklı karmaşık şifreyi akılda tutmak mümkün değil. Ben de bir şifre yöneticisine geçtim ve dürüst olmak gerekirse hayatımın en iyi teknoloji kararlarından biriydi. Tek bir ana şifreyi ezberliyorum, gerisini uygulama hatırlıyor. Sitede şifre yöneticilerine neden ihtiyaç duyduğumuzu ayrıca anlattığım bir yazı da var, oraya göz atmanızı öneririm.
- Her sosyal ağ için ayrı şifre kullanın, tek harf değiştirmek yeterli değil.
- Doğum tarihi, favori takım, evcil hayvan adı gibi profilinizde zaten yazan bilgileri şifre yapmayın.
- Şifreyi arkadaşınızla, sevgilinizle paylaşacaksanız o hesabın artık tam güvende olmadığını kabul edin.
- Yılda bir kez de olsa en kritik hesaplarınızın şifresini yenileyin.
İki Faktörlü Doğrulama: Kapıya İkinci Kilit
Hesabımı geri aldıktan sonra yaptığım ilk şey iki faktörlü doğrulamayı açmak oldu. Mantığı şu: şifrenizi bilen biri bile telefonunuzdaki kodu bilmediği için giriş yapamıyor. Ben SMS yerine doğrulama uygulaması kullanmayı tercih ediyorum, çünkü SMS'ler hat dolandırıcılığıyla ele geçirilebiliyor.
İlk açtığımda "her girişte kod girmek çok zahmetli olur" diye düşünmüştüm. Gerçekte ise kendi telefonumda ayda bir bile kod istemiyor; sadece yeni bir cihazdan girdiğimde soruyor. Yani günlük hayatta neredeyse hiç yük getirmiyor. Bu adımı nasıl etkinleştireceğinizi adım adım anlattığım bir rehber sitede mevcut, kurulumu on dakikanızı almaz.
Bir de yedek kodları unutmayın. Ben telefonumu değiştirdiğimde doğrulama uygulaması sıfırlandı ve yedek kodları kaydetmemiş olduğum için epey ter döktüm. O kodları yazdırıp bir çekmeceye koymak eski usul ama işe yarıyor.
Neyi Kimin Gördüğünü Bilmek
Sosyal medyada en çok gözden kaçan konu bu bence. Şifreniz sağlam olabilir ama profilinizde paylaştığınız bilgiler zaten saldırganın ihtiyaç duyduğu her şeyi veriyorsa kilidi güçlendirmenin anlamı azalıyor. Bir dönem paylaştığım fotoğraflara bakınca fark ettim ki: oturduğum semt, çalıştığım yer, annemin kızlık soyadı, hatta arabamın plakası bir yerlerde görünüyordu. Bunlar tam da "güvenlik sorusu" olarak sorulan bilgiler.
Şu alışkanlıkları edindim:
- Hesabımı gizli yaptım; takipçi isteklerini tek tek değerlendiriyorum.
- Tatile giderken paylaşım yapmıyorum, döndükten sonra paylaşıyorum. Evin boş olduğunu ilan etmenin gereği yok.
- Fotoğrafın arka planına bakıyorum: kargo etiketi, fatura, ev numarası, anahtar görünüyor mu?
- Konum etiketini kapattım; özellikle ev ve okul çevresinde asla kullanmıyorum.
- Çocukların, yeğenlerin fotoğraflarını paylaşmadan önce ailesine soruyorum.
Kişisel bilgilerin internette nasıl korunacağına dair yazı bu konuyu daha geniş ele alıyor; sosyal ağlar orada anlatılanların en görünür sahnesi sadece.
Sahte Bağlantılar ve Yetki Verdiğiniz Uygulamalar
Benim hesabımın gitme sebebi de buydu aslında. Bir arkadaşımdan gelen mesajda "hesabın kapatılıyor, buradan doğrulama yap" yazıyordu. Bağlantıya girdim, karşımda birebir aynı görünen bir giriş ekranı vardı, şifremi yazdım. Adres çubuğuna bakmayı akıl etmemiştim. Sahte siteleri tanımanın en pratik yolu adresi harf harf okumak; benzer görünen bir harf, fazladan bir tire, tuhaf bir uzantı hemen ele veriyor.
İkinci risk ise "hesabınla giriş yap" diyerek yetki verdiğiniz uygulamalar. Yıllar içinde kaç tanesine izin verdiğimi hatırlamıyordum. Ayarlardaki bağlı uygulamalar listesini açtığımda adını bile unuttuğum onlarca servis çıktı. Hepsini temizledim. Şimdi altı ayda bir bu listeyi kontrol etmeyi alışkanlık yaptım.
- Tanımadığınız kişilerden gelen "ödül kazandınız" ve "hesabın kapatılacak" mesajlarına yanıt vermeyin.
- Giriş yapacağınız adresi kendiniz yazın veya kayıtlı sekmeden açın.
- Test, filtre, takipçi analizi türü uygulamalara hesap yetkisi vermeyin.
- Aktif oturumlar bölümünden tanımadığınız cihazları çıkarın.
- Kafede, otelde, havalimanında ortak ağa bağlıyken hassas hesaplara girmemeye çalışın.
Son cümle olarak şunu söyleyeyim: bu adımların hepsini bir günde yapmanız gerekmiyor. Ben de öyle yapmadım. Bir akşam şifreleri düzenledim, ertesi hafta iki fa