Verilerinizi Nasıl Yedeklemeliyim?
Harici diskimin bir sabah açılmadığını fark ettiğim günü hâlâ hatırlıyorum. Kabloyu değiştirdim, başka bilgisayara taktım, hatta diski hafifçe silkeledim; hiçbiri işe yaramadı. İçinde yıllarca biriktirdiğim fotoğraflar, üniversite notları, yarım kalmış projeler vardı. O gün öğrendiğim şey basit ama can yakıcıydı: tek kopya, kopya değildir. O tarihten sonra yedekleme alışkanlığımı baştan kurdum ve şimdi anlatacaklarım, o hatadan sonra oturttuğum sistemin sade hâli.
Yeni başlayan biri için yedekleme kelimesi gereksiz karmaşık duruyor olabilir. Aslında tek bir soruya cevap veriyoruz: "Bilgisayarım, telefonum ya da diskim bu gece bozulsa yarın hangi dosyalarımı geri getirebilirim?" Cevabınız "hiçbirini" ise, bir saatlik bir çalışmayla bunu kalıcı olarak çözebilirsiniz.
Önce Neyi Yedekleyeceğinize Karar Verin
İlk denemelerimde her şeyi yedeklemeye çalıştım; kurulum dosyaları, indirdiğim filmler, işletim sistemi klasörleri... Sonuç, dolan bir disk ve hiç bakmadığım bir yığın oldu. Şimdi şöyle düşünüyorum: yeniden indirebileceğim şey yedek istemez, yeniden üretemeyeceğim şey ister.
Benim listem şu şekilde:
- Fotoğraf ve videolar: Telefonun galerisi ve bilgisayardaki eski arşivler.
- Belgeler: Faturalar, sözleşmeler, CV, vergi ve sağlık evrakları taramaları.
- Kişisel üretimler: Yazılar, tasarımlar, kod projeleri, tezler.
- Rehber ve mesajlar: Telefon rehberi ve varsa mesajlaşma arşivi.
- Kurtarma kodları: İki faktörlü doğrulama açtığım hesapların yedek kodları.
Bu son maddeyi özellikle vurgulamak istiyorum. İki faktörlü doğrulamayı etkinleştirdiğinizde size verilen kurtarma kodlarını telefonda ekran görüntüsü olarak tutmak kötü bir fikir; telefon kaybolduğunda hem hesabınıza hem de kodlara erişemez hâle geliyorsunuz. Ben o kodları şifre yöneticimin güvenli not alanında tutuyorum, bir kopyasını da kâğıda yazıp evde saklıyorum.
3-2-1 Kuralı: Aklımda Tuttuğum Tek Formül
Yedekleme dünyasında çok bilinen bir yaklaşım var ve gerçekten işe yarıyor: 3 kopya, 2 farklı ortam, 1 tanesi başka bir yerde. Kulağa profesyonel geliyor ama uygulaması sandığınızdan kolay.
| Kopya | Nerede | Ne işe yarar |
|---|---|---|
| 1. kopya | Bilgisayar veya telefonun kendisi | Günlük kullandığınız asıl dosyalar |
| 2. kopya | Harici disk veya USB bellek | İnternet olmadan hızlı geri dönüş |
| 3. kopya | Bulut depolama | Yangın, su, hırsızlık, cihaz kaybı |
Bendeki dağılım aynen böyle. Masa çekmecemde bir harici disk duruyor, ayda bir kez fotoğraf ve belge klasörlerini oraya kopyalıyorum. Aynı klasörler bulut hesabımla sürekli senkron hâlde. Diskim bozulsa bulutta var, buluta erişemesem diskte var.
Harici disk tarafında dikkat ettiklerim
- Diski sürekli bilgisayara takılı bırakmıyorum; sadece yedek alırken bağlıyorum.
- Yedek klasörlerini tarih ile isimlendiriyorum, böylece hangisi güncel karışmıyor.
- Yılda bir kez rastgele bir dosyayı açıp gerçekten okunuyor mu diye kontrol ediyorum.
Diski takılı bırakmama alışkanlığımın sebebi şu: fidye yazılımı türü zararlı yazılımlar bilgisayara bulaştığında bağlı olan tüm sürücüleri şifreleyebiliyor. Yani yedeğinizle birlikte kaybedebilirsiniz. Zararlı yazılımların nasıl çalıştığını ve doğru bir antivirüs seçiminin neden önemli olduğunu anlatan yazıları okuduysanız bu mantık size tanıdık gelecek.
Veri Yedekleme Bulut Tarafında Neye Bakmalı?
Bulut, yedeklemenin en kolay ayağı çünkü bir kez ayarladıktan sonra sizi unutmaya bırakıyor. Telefonumun galeri senkronizasyonunu açtığım günden beri "fotoğrafları bilgisayara aktarma" işini hiç yapmadım. Yine de veri yedekleme bulut çözümü seçerken üç şeye dikkat ediyorum:
- Hesabın güvenliği: Bulut hesabınız aslında tüm hayatınızın anahtarı. Güçlü, benzersiz bir şifre ve mutlaka iki faktörlü doğrulama şart. Aynı şifreyi başka yerde kullanıyorsanız bu yedek değil, açık kapı.
- Senkronizasyon ile yedeklemenin farkı: Senkron klasörden bir dosyayı yanlışlıkla silerseniz buluttan da silinir. Bu yüzden servisin "çöp kutusu" ve "sürüm geçmişi" özelliği olup olmadığına bakıyorum.
- Ne kadar alan gerekiyor: Fotoğraflar hızlı büyüyor. Ücretsiz alan doldu diye senkron sessizce durursa haftalarca yedeksiz kalabilirsiniz. Bu yüzden bildirimleri açık tutuyorum.
Bir de şu tuzağı yaşadım: bulut şifremi hatırlamak için tarayıcıya kaydetmiştim, bilgisayar formatlanınca şifre de gitti. Şifre yöneticisi kullanmaya başlamamın asıl sebebi buydu. Yedekleme ile şifre yönetimi birbirinden ayrılamayan iki iş.
Telefon: Çoğu İnsanın En Değerli Cihazı
Verilerin büyük kısmı artık telefonda. Ben telefonda üç şeyi ayrı ayrı kontrol ediyorum:
- Galeri senkronizasyonu açık mı, son yükleme tarihi bugün mü?
- Rehber hesaba kayıtlı mı, yoksa sadece cihaz hafızasında m