Kimlik Hırsızlığından Nasıl Korunabilirim?
Kimlik hırsızlığı benim için uzun süre "başkalarının başına gelen" bir şeydi. Ta ki bir akşam telefonuma, hiç başvurmadığım bir kredi kartı için "başvurunuz alındı" mesajı düşene kadar. Panikle bankayı aradım, hesap hareketlerimi kontrol ettim, sonra da oturup kişisel bilgilerimi nerelere dağıttığımı düşündüm. E-posta adresim onlarca alışveriş sitesinde kayıtlıydı, kimlik fotokopimi bir emlakçıya WhatsApp'tan göndermiştim, doğum tarihim sosyal medya profilimde açıkça yazıyordu. O gece anladım ki kimlik hırsızlığı önleme işi tek bir ayar değil, alışkanlık meselesi. Aşağıda kendi denemelerimden öğrendiğim, yeni başlayan birinin bir hafta içinde uygulayabileceği adımları anlatıyorum.
Hırsız Aslında Ne Peşinde?
İlk yanılgım, "benim çalınacak bir şeyim yok" demekti. Oysa bir dolandırıcının işini yapabilmesi için genelde üç şey yeterli oluyor: adınız, kimlik numaranız ve doğum tarihiniz. Bunların üstüne bir de telefon numaranız veya e-posta erişiminiz eklenirse, sizin adınıza hesap açmak, kredi başvurusu yapmak ya da mevcut hesaplarınıza girmek çok kolaylaşıyor.
Bu bilgilerin çoğu tek bir hackleme olayından değil, küçük küçük sızıntılardan toplanıyor. Alışveriş sitesinden düşen bir veri, sosyal medyada paylaştığınız bir tatil fotoğrafı, kargo etiketini yırtmadan attığınız bir kutu... Kendi kendime "hırsız benimle ilgili bir dosya hazırlıyor" diye düşünmek işleri toparlamama yardımcı oldu. Amaç o dosyayı mümkün olduğunca ince tutmak.
Kişisel bilgilerinizi genelde şuralardan sızdırıyorsunuz
- Kimlik, ehliyet veya kart fotoğraflarını mesajlaşma uygulamalarından göndermek
- Aynı şifreyi hem forumda hem internet bankacılığında kullanmak
- Sosyal medyada doğum tarihi, memleket, annenin adı gibi "güvenlik sorusu" cevaplarını paylaşmak
- Kargo etiketi, banka ekstresi ve fatura gibi kâğıtları olduğu gibi çöpe atmak
- "Ödülü kazandınız" tarzı e-postalardaki formları doldurmak
Bir Haftada Kurduğum Temel Savunma
Her şeyi aynı gün yapmaya çalışmayın, ben denedim ve yarısını yarım bıraktım. Bunun yerine önemli olandan başladım: e-posta hesabım. Çünkü bütün diğer hesapların şifre sıfırlama bağlantısı oraya geliyor. E-posta hesabınızı korumak, evin ön kapısını sağlamlaştırmak gibi; gerisi ancak ondan sonra anlam kazanıyor.
Sonra şifreleri elden geçirdim. Aklımda tuttuğum üç şifreyle onlarca hesabı idare etmeye çalışıyordum, bu da tek bir sızıntının hepsini birden açması demekti. Bir şifre yöneticisine geçtiğimde her hesap için ayrı ve uzun şifreler üretmek dakikalar sürdü, artık hiçbirini ezberlemek zorunda değilim. Ardından banka, e-posta ve sosyal medya hesaplarında iki faktörlü doğrulamayı açtım. Şifrem ele geçse bile telefonuma gelen kod olmadan kimse giremiyor.
- E-posta hesabınızın şifresini yenileyin, kurtarma telefon numarasını güncelleyin.
- Bir şifre yöneticisi kurun, en kritik 10 hesabın şifresini oradan üretin.
- Banka, e-posta ve sosyal medya için iki faktörlü doğrulamayı etkinleştirin.
- Telefonunuza ve bilgisayarınıza ekran kilidi koyun; kayıp durumunda ilk savunma bu.
- Ev ağınızı gözden geçirin: modem arayüzünün varsayılan şifresi ve Wi-Fi şifresi hâlâ kutudan çıktığı gibiyse değiştirin.
Kart ve Finans Bilgileri İçin Ayrı Bir Titizlik
Kredi kartı numarası benim en çok terlediğim konu oldu. Şu üç alışkanlık işimi çok kolaylaştırdı: Online alışverişler için bankamın uygulamasından tek kullanımlık ya da limitli sanal kart oluşturuyorum, böylece bir site sızsa bile asıl kartım açığa çıkmıyor. İkincisi, kart harcamalarında SMS ve uygulama bildirimlerini açtım; küçük bir deneme çekiminde bile haberim oluyor. Üçüncüsü, ayda bir defa hesap hareketlerimi baştan sona okuyorum, tanımadığım 20 liralık bir işlem çoğu zaman daha büyük bir denemenin habercisi.
Vergi kimlik numarası ve T.C. kimlik numarası gibi bilgileri ise artık "isteyen herkese verilir" muamelesi yapmıyorum. Bir kurum bunu istiyorsa, o kurumu ben arıyorum; beni arayan numaraya bilgi vermiyorum. Bankalar ve resmî kurumlar telefonda şifre, kod veya kart bilgisi istemez. Bu tek cümle, dolandırıcılık girişimlerinin büyük kısmını daha başında bitiriyor.
Günlük Hayatta Fark Yaratan Küçük Şeyler
Sahte siteler beni en çok zorlayan alan oldu, çünkü tasarımları gerçeğinden ayırt edilemiyor. Artık banka veya kargo sitesine hiçbir e-postadaki bağlantıdan girmiyorum; adresi kendim yazıyorum ya da kayıtlı yer imlerimi kullanıyorum. Kafede, otogarda, otelde açık Wi-Fi'ye bağlandığımda internet bankacılığı açmıyorum, gerekiyorsa mobil veriye geçiyorum.
- Ekstre, fatura ve kargo etiketlerini yırtarak atın
- Telefona uygulama kurarken istediği izinleri okuyun; fener uygulamasının rehberinizde ne işi var?
- Bilgisayarınızda güncel bir antivirüs bulundurun, işletim sistemi güncellemelerini erteleme alışkanlığından vazgeçin
- Sosyal medya profillerinizde doğum tarihi ve telefon numarasını gizleyin
- Yılda bir kez kredi kayıt raporunuzu ve adınıza açılmış hatları kontrol edin
Bütün bunlar bana ilk bakışta çok iş gibi görünmüştü, ama gerçekte bir akşamüstü ve sonrasında ayda on beş d