Kişisel Bilgilerinizi İnternette Koruma
Birkaç yıl önce bir alışveriş sitesine üye olurken formdaki her alanı doldurmuştum: doğum tarihim, cep telefonum, TC kimlik numaram, hatta anne kızlık soyadım. O sırada "istiyorlarsa gereklidir" diye düşünmüştüm. Aradan aylar geçti, tanımadığım numaralardan gelen aramalar, adımı ve doğum tarihimi bilen "banka görevlileri" başladı. O günden sonra internette bıraktığım her bilgi kırıntısına başka bir gözle bakmaya başladım. Kişisel veri güvenliği, karmaşık yazılımlarla değil, tam olarak bu türden küçük alışkanlıklarla başlıyor.
Aşağıda, kendi hatalarımdan öğrendiğim ve yeni başlayan birinin de rahatça uygulayabileceği yöntemleri sırayla anlatacağım.
Hangi Bilgi Ne Kadar Değerli?
İşin ilk adımı, hangi verinin kötü niyetli birinin elinde ne işe yaradığını anlamak. Ben zihnimde üç kademeli bir liste tuttum ve bu çok işime yaradı:
- Asla paylaşmadıklarım: TC kimlik numarası, kimlik/pasaport fotoğrafı, kredi kartı numarası ve CVV, banka şifreleri, SMS ile gelen doğrulama kodları.
- Sadece gerektiğinde ve resmî kurumlara verdiklerim: Ev adresi, doğum tarihi, anne kızlık soyadı, çalıştığım yer.
- Görece rahat paylaştıklarım: Ad, kullanıcı adı, genel ilgi alanları.
Buradaki püf nokta şu: Tek başına zararsız görünen bilgiler bir araya geldiğinde bir profil oluşturuyor. Adınız, doğum tarihiniz ve memleketiniz bir arada bilindiğinde, birinin sizi telefonda ikna etmesi çok kolaylaşıyor. Beni arayan kişiler tam olarak bunu yapmıştı; bildikleri iki üç detay yüzünden bir an gerçekten banka aradı sanmıştım.
Doğrulama kodu asla paylaşılmaz
Bunu ayrı bir başlık yapmam boşuna değil. Hiçbir banka, hiçbir kargo firması, hiçbir devlet kurumu sizden telefonda ya da mesajla doğrulama kodu istemez. Kod isteyen herkes, o an hesabınıza girmeye çalışıyordur. İki faktörlü doğrulamayı etkinleştirmek zaten en güçlü savunmalardan biri; ama o kodu birine söylediğiniz anda kilidin anahtarını kendi elinizle uzatmış olursunuz.
Form Doldururken Frene Basmayı Öğrenin
Artık bir siteye kayıt olurken kendime tek bir soru soruyorum: "Bu bilgi olmadan hizmet çalışmaz mı?" Bir yemek tarifi sitesinin doğum tarihime ihtiyacı yok. Bir forumun telefon numarama ihtiyacı yok. Zorunlu olmayan alanları boş bırakmayı alışkanlık haline getirdim ve hiçbir hizmeti kaybetmedim.
Pratikte uyguladığım birkaç şey:
- Bültenler, çekilişler ve tek seferlik kayıtlar için ayrı bir "çöp" e-posta adresi kullanıyorum. Ana adresim sadece banka, iş ve önemli servisler için.
- Telefon numarası isteyen ama gerçekten ihtiyacı olmayan sitelere numaramı vermiyorum.
- Kimlik fotokopisi göndermem gereken durumlarda, üzerine "yalnızca ... işlemi için" notu düşüyorum.
- Kayıt öncesi adres çubuğuna bakıp sitenin gerçekten aradığım site olduğundan emin oluyorum. Sahte siteleri tanımak, bilgiyi hiç vermemenin en kısa yolu.
Sosyal Medya: En Çok Sızıntı Buradan Oluyor
Kimse benim profilimle ilgilenmez diye düşünürdüm. Sonra bir tanıdığımın paylaştığı yeni ehliyet fotoğrafında numarasının okunduğunu fark ettim. Uçak bileti, aşı kartı, kargo etiketi, iş yeri kimliği... Bunların hepsi heyecanla paylaşılan ama içinde ad, adres, barkod ve numara barındıran belgeler.
Kendi hesaplarımda şunları yaptım:
- Profillerimi gözden geçirip doğum tarihimi ve telefon numaramı herkese açık alandan kaldırdım.
- Eski paylaşımlarımı taradım; ev girişimin, araç plakamın ve kapı numaramın göründüğü fotoğrafları sildim.
- Tatil fotoğraflarını tatil bitince paylaşmaya başladım. "Şu an evde değilim" bilgisini canlı yayınlamanın gereği yok.
- Takipçi listemi temizledim. Tanımadığım yüzlerce hesabın hayatımı izlemesinin bir anlamı yoktu.
Bir de şu klasik "hangi filmdeki karaktersiniz" testleri var. Bunların birçoğu, güvenlik sorularının cevaplarını (ilk evcil hayvanınız, doğduğunuz şehir) eğlence kılığında topluyor. Ben artık bu tür anketlere hiç girmiyorum.
Bilgiyi Verdikten Sonra Kapıyı Kilitlemek
Verilerinizin bir kısmı zaten dışarıda; bu kaçınılmaz. O yüzden ikinci savunma hattı, hesaplarınızın kendisi. Aynı şifreyi birden fazla yerde kullanıyorsanız, bir sitede yaşanan sızıntı diğer tüm hesaplarınızı da açar. Ben her hesap için farklı ve uzun şifreler üretiyorum; bunları akılda tutmak imkânsız olduğu için bir şifre yöneticisi kullanıyorum. E-posta hesabımı ise en kritik hesap olarak görüyorum, çünkü diğer tüm şifre sıfırlama bağlantıları oraya düşüyor.
Bir hesabın gücü, o hesabı kurtarabilecek en zayıf hesabınız kadardır. E-postanız düşerse gerisi domino taşı gibi gelir.
Cihaz tarafını da unutmamak lazım. Telefonunuza indirdiğiniz bir uygulamanın rehberinize, konumunuza ve galerinize erişim istemesi çoğu zaman gereksizdir; izinleri tek tek gözden geçirmek beş dakika sürüyor. Bilgisayarda ise güncel bir antivirüs ve düzenli sistem güncellemeleri, veri çalan zararlı yazılımların büyük bölümünü daha kapıda durduruyor. Kafede, otelde veya havalimanında halka açık Wi-Fi kullanırken banka işlemi yapmamak da benim değişmez kuralım oldu.
Küçük Alışkanlıklar, Büyük Fark
Bütün bunları bir hafta sonunda yapmak zorunda değilsiniz. Ben de öyle yapmadım. Önce e-posta şifrem